SEZARYEN NEDİR?
Vaginal
yoldan doğması mümkün olmayan bebeklerin karın duvarı ve uterus açılarak cerrahi
yoldan doğurtulmasını sağlayan bir ameliyattır.

Sezaryen ameliyatı Nasıl Yapılır?
Tüm hazırlıklar tamamlandıktan sonra epidural anestezi ya da Spinal anestezi ile
anne acıya karşı duyarsızlaştırılır ve karın bölgesinin alt kısmından yaklaşık 8
- 9 cm’lik, yatay bir kesi yapılır.
Karın duvarı açılır ve kesik
derinleştirilerek tüm karın katları açıldıktan sonra rahim duvarına gelinir.
Ardından bebeği anne karnında besleyen
‘plasenta’ rahmin içinden çıkartılır ve bebek uygun şekilde kesikten dışarı alınır.
Normal doğumda olduğu gibi sezaryende
de göbek kordonu kesilir. Plasenta rahmin içinden alınır.
Annenin karın içi temizlenir, kanayan
yerler kontrol edilir, varsa müdahale edilir ve karın duvarı tekrar anatomisine
uygun olarak dikilir.
Son olarak cilde estetik dikiş yapılır.
Ameliyat ortalama 30 - 35 dakika sürer. Ardından anne 10 - 15 dakikalık gözlemin
ardından doğum servisine gönderilir.
Sezaryen nedenleri nelerdir?
Pelvik darlık, iri bebek, baş-pelvis uygunsuzluğu>
Bebeğin normalden ( >4500 gr) iri olması (iri bebek)
veya annenin kalça yapısının dar olması (dar pelvis) doğumu
güçleştiren önemli nedenler arasındadır. Çok ciddi anormallikler dışında, muayene
ile pelviste darlık saptanması doğumun gerçekleşmeyeceğini göstermez. Pelviste darlık
olan bir anne adayının bebeği de küçük olabilir ve beklenmedik bir şekilde rahat
doğabilir. Tersi de geçerlidir. Pelvisi oldukça müsait olan bir kadının bebeği normalden
iri olabilir ya da doğum kanalına normalde girmesi gereken pozisyonların dışında
bir pozisyonla girdiği için doğum gerçekleşemeyebilir. Bu nedenle, bu tür durumlar
için, iri bebek ya da dar pelvisten çok baş-pelvis uygunsubaş-pelvis uygunsuzluğu
terimi tercih edilir. Bu durum da genellikle gebeliğin son haftalarından ve hatta
çoğu zaman doğum eylemi başlamadan önce saptanamaz.
Baş-pelvis uygunsuzluğu sadece başın büyük veya kalçanın dar olmasına
bağlı değildir. Bebek normal kiloda kalça oldukça müsait olabilir ama bebek istenen
pozisyonda olmayabilir. Bebeğin sorunsuz doğum kanalında ilerleyebilmesi için belli
pozisyonlarda pelvise girmesi ve belli manevraları yapması gerekir. Eğer, normal
dışı bir pozisyonda girerse en küçük çaplarını doğum kanalına uyduramayacağı için
doğum güçleşir veya gerçekleşemez, sezaryene almak gerekir.
Bebeğin rahim kanalına baş önde gelmemesi
Anormal prezantasyonlar olarak adlandırılan bu durumlar arasında
makat, oblik ve yan geliş sayılabilir. Baş dışı gelişler tüm gebeliklerin %5 civarında
görülebilir. Makat geliş bazı koşullar sağlandığı taktirde mümkün olsa da anne ve
bebek için riskleri arttırdığından sezaryen tercih edilebilir.
İkiz gebeliklerde her 2 bebek de baş ile doğum kanalına yönelmişse
normal doğum denenebilir. Diğer tüm durumlarda sezaryen yapılması önerilir. İkizden
daha fazla çoğul gebeliklerde ise sezaryen tercih edilir.
Yapılan doğum öncesi fetal iyilik testlerinde fetusun sıkıntıda
olduğunu gösteren bulgular varsa veya normal doğuma bırakılan bir gebelikte bebeğin
kalp atışlarında düşme olursa bu fetusun sıkıntıda olduğunu gösterir. Bu durumlarda
bir an önce doğumu gerçekleştirmek ve bebeği normal doğum riskine bırakmamak gerekir.
Bu nedenle, bu olgularda sezaryen önerilir.
Plasentanın rahim ağzını kapatması
Plasenta previa denilen bu durumda normal doğum mümkün değildir.
Plasenta previa gebelik sırasında yapılan ultrasonografide kolaylıkla saptanabilir.
Bu durumda, normal doğum şansı vermeden direkt hastayı sezaryene almaka gerekir,
aksi taktirde doğum sancılarının başlaması ile hastayı ve bebeği riske atacak kanama
söz konusu olabilir.
Plasentanın erken ayrılması
Normalde plasenta bebek doğduktan sonra rahimden ayrılır. Bir
nedenle, bebek doğmadan rahimden erken ayrılması plasentadan beslenen bebeğin anne
karnında ölümüne ve geç tespit edilirse annede aşırı kanamaya bağlı oluşan pıhtılaşma
bozuklukları sonucu hayati riske neden olur. Çoğunlukla acil bir durumdur. Fark
edildiği zaman bir kısım bebek kaybedilmiş olabilir. Saptanır saptanmaz acil sezaryene
almak gereklidir.
Kordon sarkması veya kordon dolanması
Nadiren annenin su kesesi açıldığında bebeğin başı doğum kanalına
oturmadan göbek kordonu sarkabilir. Bu çok acil ve tehlikeli bir durumdur. En kısa
zamanda sezaryene almak gerekir.
Göbek kordonu bazen bebeğin boynuna, koluna veya bacağına dolanabilir.
Bu gebelik öncesi ultrason ile bazen saptanabilir ancak çoğunlukla olduğu gibi ultrason
ile görülmeyebilir. Bu durumda rahim kasılmaları oldukça bebeğin aşağı doğru itilmesi
göbek kordonunu sıkıştırır ve kalp hızında azalma olur. Bu şekilde kalp hızındaki
yavaşlamalar kordon dolanması açısından uyarıcıdır ve sezaryene alınması uygundur.
Anneye ait nedenler ve isteğe bağlı (elektif) sezaryen
Annenin ıkınmasının sakıncalı olduğu hastalıklar (örneğin kalp
hastalıkları, anevrizma), pelvik bölgede doğumu engelleyebilecek myom ya da yumurtalık
kisti gibi kitleler, annenin geçirilmiş rahim operasyonları ya da daha önceki doğumunu
sezaryenle yapması, annede genital herpes (uçuk) olması durumunda sezaryen gerekebilir.
Annenin normal doğumdan korkması, sancı çekmek istememesi, az
da olsa bebeği riske atmak istememesi, vajinusmusu olması gibi nedenlerle isteğe
bağlı sezaryen yapılabilir.
Daha önce sezaryenle doğum
yapmış olmak;
Önceleri “Bir kere sezaryen hep sezaryen” şeklinde olan
klasik yaklaşım son 20 yılda değişmiştir. Çok seçilmiş bazı olgularda sezaryen sonra
vajinal doğum mümkündür. Ancak, sezaryen kesi yerinden rahmin yırtılma olasılığı
her zaman için olduğundan normal doğuma bırakılan eski sezaryen hastalarının çok
yoğun takibi, en ufak şüpheli durumda acil sezaryene alınması gereklidir. Acil sezaryen
koşullarının bulunmadığı durumlarda sezaryen olmuş hastada normal doğum denenmesi
çok risklidir.
|